escort bayan bayan escort izmir escort bursa escort bayanlar izmir escort porno izle porno seyret izmir escort http://www.pornofbb.com/ http://www.turkpornoo.com/

SON DAKİKA

Balıkesir Yenigün Haber – Balıkesir Haber | Balıkesir Haberler

DEĞİŞTİREN ZAMAN OLACAK

DEĞİŞTİREN ZAMAN OLACAK
Bu haber 08 Nisan 2019 - 22:38 'de eklendi ve kez görüntülendi.

İnsanlar içsel dünyalarında hiç olmadıkları kadar mutsuzlar aslında. Hep bir nedensellik ilkesine dayatıyorlar düşüncelerini. Yaptıkları, yapmadıkları ya da yapacakları eylemleri. Her şeye bir neden aramaktan belki de bıkkınlık gelip sonra ben değişmeliyim derdi başlıyor.

Hâlbuki değişim asıl içinde olduğu, hafif şeylerin değişebileceğini, asıl değişimi zamanın göstereceğini çok geç anlıyorlar.

Bunu idrak etmeden önce, değişmek istiyor insan. Değişimleri için de bir el arıyor.

“Ben nasıl değişebilirim, farklılaşabilirim?  Onun gibi nasıl olabilirim?”

Soruları ardı ardına sıralanıyor. Gelin bir göz atalım hepsine.

 Değişmekten kasıtlı olan ne?

İnsan kendini bir noktada görür. O noktadan sıkıldığında, bir memnuniyetsizlik başladığında kendince sebepler üretir.   Kişi kendini çirkin buluyordur. Yahut çok yalan söylediğini düşünüyordur. Güzel bir insan, dürüst bir insan olabilme çabalarına girişilir. Değişmekten kasıtlı olan insanın kendini değişme eylemi için verdiği saçma bir uğraştır.

Kendisi didinir durur. “Değişeceğim, değişeceğim” Diye. Üstesinden gelemediğinde de dışarıdan bir el ister.

Aradığı el yardımcı oluyor mu dönüşmeye?

Değişmek için başkasının eline ihtiyaç yoktur. İnsan önce kendi içinde halletmelidir. Kendi davasını kendi çözümlemelidir.

Genel olarak değişim için ekstra bir şeyler yapılmasına gerek yoktur. Sizin kendinize gelmenizi sağlayacak olan, yine kendinizdir. Nasıl herkesin dilinde klişeleşmiş :“ Dünya’da senden daha değerli bir şey yok.” sözü varsa; 

Değişim için de kendinizden başka çözüm yoktur.

İnsan adresi önce kendine sormalı. Gideceği yolu kendisi bulmalı. Ararken kaybolmalı. Bir daha kaybolmalı. Defalarca kaybolmalı. Deneye deneye bulmalı. Kendi zaferini, kendi içinde yaşamalı. Düşmekten kokmamalı. Düşmesini bileceksiniz ki, uçabilesiniz…

Bir başkasından el isteyip, değişim içerisine girmektense kendinize şu soruları sorun derim:  Bir başkasında iz bırakabilmiş misin?  Ufakta olsa kalbinin bir köşesine dokunabilmiş misin? Yaptığın işi nasıl yapıyorsun? İnsanlara yaklaşımlarını nasıl değerlendiriyorsun?  Geldiğin noktayı hak ediyor musun? Birinin hayatında, bir sebepte sen aklına geldiğinde yaptığın işe dönüp iyi ki diyebiliyor musun?

Aradığın elin yardımcı olup olmamasını at bir kenara. O eli arama!

Sen yarat sonra etrafına dönüp bir bak.

Yukarı da yer verdiğim soruların yanıt evet olarak dönecek sana…

Onun gibi nasıl olabilirim?

“Kendi gibi.” Olmayı beceremediklerinde “Onun gibi nasıl olabilirim? ” Soruları başlıyor.

Bir başkasına özenme, bir başkasını taklit etme… Değişmek istenilmesinin nedenlerinden biri de bu değil mi? Bir başkası gibi olma.

Tüm bunları bir kenara bırakın. Kendiniz olun. İçinizdeki tiz çığlıklara kulak vermeyin. Sizi tanımlarken akıllarına “Onun gibi…” ile başlayan cümleler mi gelsin istersiniz?

Yaptığınız, yapacağınız ne varsa kendiniz gibi olsun. Kendinize bu konuda yalan söylemeyin. Dürüst olun.

Dürüstlüğün provasını yalnızca kendine yaparsın. Diğerlerine oynarsın. “ Onun gibi nasıl olurum değil, kendim gibi devam etmeliyim.” Diyerek yol alın.

İnsan değişir mi?

Asıl önemli olan nokta.  Düğümlenen zamanın içinde olsak da evet insan değişir zamanla. Ama bu değişim sizin en başta değindiğimiz “kendini değiştirmek” diye nitelendirdiğiniz değişim değil. Sizin şikâyet olduğunuz hafif nedenler değil.

İnsanın zamanla aldıkları, ekledikleri değişim. Can Yücel’in  “Davet”  İsimli etkileyici şiirine bir göz atalım.

20 yaşımda ben, 35 yaşımda ben,

40 yaşımda ben ve bugünkü ben dördümüz.

Birden yirmi yaşımı, otuz beş yaşımın karşısına oturttum.

Kırk yaşımın karşısına da, ben geçtim.

Yirmi yaşım, otuz beş yaşımı tutucu buldu.

Kırk yaşım ikisinin de salak olduğunu söyledi.

Yatıştırayım dedim.

“Sen karışma moruk” dediler.

Büyük hır çıktı.

Komşular alttan üstten duvarlara vurdular.

Yirmi yaşım kırk yaşıma bardak attı.

Evin de içine ettiler.

Ne çağırıyorsun tanımadığın adamları evine.

*

Sizin değişmekten kastınız dürüstlük, güzellik, zenginlik gibi meselelerdi değil mi? En başta da dediğim gibi değişimin zaman içinde olduğunu sonradan anlaşılıyor. Bırakın güzelliği, maddiyatı falan.

Güzelliğiniz de, geliriniz de kişisel gelişiminizi geçemez.

Değişmeyip, kendiniz olun! Zaman sizi değiştirecek bundan da emin olun.

Yirmi yaşınız, kırk yaşınızı saygısız bulacak. Kırk yaşınız, yirmi yaşınızı yalancı… Elli yaşınız otuz yaşınızı çirkin, otuz yaşınız altmış yaşınızı çekici bulacak…

*

Başta sıraladığımız maddelerin hepsi koca bir boşluğa çıkıyor. Zaman ile istediklerimiz ve zamanın bizde bıraktıkları farklı oluyor.

Zaman sizi başkalaştırırken siz gibi başkalaştırsın.

Bazı şeyler hep sona gelindiğinde anlaşılıyor.

İnsanlar kendilerinde yapmak istedikleri basit değişimlere odaklanıp, hayatın onlarda yaptıkları değişimi de çok sonradan görüyorlar.

Fakat o zaman

Ne başkası gibi olma isteği

Ne kendin olacak bir zaman

Ne değişmek isteyecek bir hal

Ne de başkasından arayacak el kalacak.

Sizi değiştiren tek şey zaman olacak.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER